Yeni alındığında, hevesle masanın en güzel köşesine konulup sonrasında varlığı unutulmuş, mürekkebi donduğu düşünülen bir kalem.
Ne dokunduğum sayfayı hissedebiliyordum ne de beni tutan elin ne düşündüğünü... Bütün kelimeler, mürekkebi donmuş bir kalemin ucunda tıkılı kalmıştı. Bu durumda sayfaya suç bulabilir miydik kelimeleri kabul etmediği için ? Kim bilir...
"Belki de siyah bir kağıda, siyah bir kalemle bir şeyler yazmaya çalıştığımız içindir kelimelerin yokluğu, kalemin donukluğu..."
Ben sadece unutulmuş bir kalemim. Rengi bile hatırlanmayan, bozuk bir kalem.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder